GDO Hakkında Bilmeniz Gerekenler

GDO son zamanlarda beslenme ile ilgili hangi programı izleseniz, hangi yazıyı okusanız mutlaka duyacağınız terimler arasında yer alıyor. Doğal ürünlere ilgi her geçen gün artarken GDO’lu ürünlerin de hayatımıza çok daha hızlı girdiği gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor.
Genetiği değiştirilmiş organizmalar ifadesinin kısaltılmışı olan GDO, bir canlının DNA’sına yapılan müdahaleyi ifade ediyor. Üreticiler nasıl bir ürün elde etmek istediklerine karar vererek hedefleri doğrultusunda değişiklik yapılması ile istedikleri mahsulü hasat edebiliyorlar. Bu yöntemle genetiği ile oynanmış ve doğal olmayan besinler elde edilirken elbette bu durumun bazı sonuçları da oluyor. İnsan sağlığı açısından tehlikeli sonuçları olduğu bilinen GDO günümüzde özellikle temel beslenme kaynağı olan mısır, pirinç, buğday gibi besinlerde sıkça karşımıza çıkarken balık gibi hiç beklemediğimiz besin kaynaklarında bile bulunabiliyor.

GDO’lu Besin Üretmenin Amacı Nedir?

GDO’lu besinler tarım ilaçlarına karşı daha dayanıklıdır. Üreticilerin daha çok hasat alma isteği nedeniyle tercih edilen bu üretim yöntemi biyokimya firmaları tarafından da destekleniyor. Genetiği değiştirilmiş tohumlar ile yetiştirilen bitkiler daha dayanıklı olmanın yanı sıra hasatta daha çok ürün vermeleri nedeniyle büyük ilgi görüyor. Pek çok üretici GDO’lu besinleri dünyadaki açlık sorununu öne sürerek savunurken aslında bu durumun uzun vadede dünyadaki açlık sorunundan daha büyük sorunlara yol açabilecek riskli bir hamle olduğunu görmezden geliyor.

GDO İnsan Hayatını Nasıl Tehdit Ediyor

GDO’nun uzun vadede ekosisteme verme ihtimali olan pek çok zarar var. GDO içeriğine sahip olan bir ürünün poleni aynı ürünün GDO içermeyen poleni ile melezlenmesi durumunda doğal besinlerde de kimyasal ilaçlara karşı dayanıklılık gelişmesi söz konusu olabilir. GDO’lu ürünlerin kontrol altına alınmasının zor olması, böcek ya da haşerelerin GDO’lu ürünlere karşı bağışıklık kazanması, topraktaki canlı yaşamına son verecek düzeye gelen bir ilaçlama dayanıklılığı yüzünden besin döngüsünün sona ermesi ve gen aktarımı ile insan sağlığını nesiller boyunca bozacak hastalıkların ortaya çıkması gibi pek çok tehlikenin gerçekleşme ihtimali var. Günümüzde yapılan çalışmalar tüm bu ihtimalleri tamamen kabul edecek ya da tamamen reddedecek bilimsel verilere sahip olmadığında hala görmezden gelinen GDO sorunu, doğal olmayan ürünlerin hayatımızda her geçen gün daha çok yer tutmasına neden oluyor.

Doğal beslenmenin insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğu bilinirken GDO’lu besinlere göz yumulması oldukça ilginç bir durum. AB ülkelerinde GDO’lu besinler tamamen yasakken; Amerika’da bu besinler belirli şartlar altında üretilebiliyor. Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi bazı ülkelerde de bir ürünün içeriğinde GDO varsa bunu belirtmek yasal olarak yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk. İnsan sağlığı için en doğru beslenme şeklinin doğal beslenme olduğu gerçeği ile birlikte hareket edildiği zaman; dünyanın açlık sorununun doğal yöntemlerle çözülebileceği de kabul edilmesi gereken bir gerçek.
GDO Hakkında Bilmeniz Gerekenler
GDO Hakkında Bilmeniz Gerekenler
face insta youtube link